Blog
Türk Mitolojisinde İyeler
Doğanın Görünmeyen Sahipleri ve Kadim Ruhları
Bir ormana tek başınıza girdiğinizde bazen tuhaf bir his olur.Rüzgar yalnızca rüzgar gibi gelmez.Su yalnızca su gibi akmaz.
Sanki ağaçların arasında görünmeyen bir göz vardır.Sanki pınarın başında bir bekçi oturur.
Eski Türkler bu hissi iyi bilirdi. Çünkü onların dünyasında doğa yalnızca taş, toprak ve sudan ibaret değildi.Onların dünyasında her şeyin bir ruhu vardı.
Türk mitolojisinde bu ruhlara iye denirdi.
Türk mitolojisinde iyeler, doğanın ve yaşamın çeşitli alanlarını koruyan görünmez varlıklar olarak anlatılır. Bir dağın, bir suyun, bir ağacın hatta bir evin bile bir iyesi olduğuna inanılırdı. Bu yüzden eski Türk inancı doğayı ruhlarla dolu yaşayan bir düzen olarak görürdü.
İye Nedir?
Türk Mitolojisinde Doğa Ruhlarının Anlamı
Türk mitolojisinde iye, bir yerin veya varlığın koruyucu ruhu anlamına gelir. Kelimenin kökeni eski Türkçede “sahip, koruyucu veya efendi” anlamına dayanır.
Ancak bu sahiplik bir mülkiyet anlamında değildir.
Bir ağacın iyesi o ağacın ruhudur.Bir nehrin iyesi o suyun bekçisidir.Bir evin iyesi o ocağın görünmeyen sahibidir.
Bu yüzden eski Türk mitolojisinde dünya sayısız doğa ruhu ile doludur.
Şamanizm ve eski Türk inanç sisteminde bu ruhların insanlarla görünmez bir denge içinde yaşadığı düşünülürdü.
İnsan doğaya saygı gösterirse iyeler de insanı korur.Ama doğaya zarar verilirse iyelerin huzursuz olacağına inanılırdı.
Türk Mitolojisinde Doğa Ruhları
Su İyesi, Orman İyesi ve Dağ Ruhları
Türk mitolojisinde doğanın her unsurunun bir iyesi olduğuna inanılırdı. Bu yüzden doğa yalnızca bir yaşam alanı değil, ruhların yaşadığı bir dünya olarak görülürdü.
Su İyesi
Türk mitolojisinde su iyesi, pınarların, nehirlerin ve göllerin koruyucu ruhudur.
Eski Türk topluluklarında suyun başına varıldığında saygı göstermek gelenekti. Çünkü suyun ruhunu kızdırmanın felaket getireceğine inanılırdı.
Bu yüzden birçok yerde suya küçük adaklar bırakılırdı.
Orman İyesi
Ormanlar Türk mitolojisinde gizemli yerler olarak anlatılır.Her ağacın ve her patikanın bir ruhu olduğuna inanılırdı.
Orman iyesi, ormanın bekçisi sayılırdı.Avcılar bazen ormana girmeden önce küçük hediyeler bırakırdı.
Dağ İyesi
Dağlar eski Türk inancında kutsal kabul edilirdi. Çünkü göğe en yakın yerler dağların zirveleriydi.
Bu yüzden her dağın bir dağ iyesi olduğuna inanılırdı.Dağa çıkmadan önce yapılan küçük ritüeller aslında bu ruhu selamlamanın bir yoluydu.
Ağaç İyesi
Hayat Ağacının Ruhları
Türk mitolojisinde ağaç gök ile yer arasındaki bağı temsil eder.Bu yüzden bazı ağaçların kutsal sayıldığı ve onların bir ağaç iyesi olduğuna inanıldığı görülür.
Eski Türkler özellikle yaşlı ağaçlara zarar vermekten çekinirdi. Çünkü o ağacın içinde yaşayan bir ruh olduğuna inanılırdı.
Bazen ağaç dallarına bağlanan küçük bez parçaları, aslında o ağacın iyesine bırakılmış sessiz bir selamdır.
Ev İyesi
Ocağın Görünmeyen Bekçisi
Türk mitolojisinde doğa kadar insanın evi de ruhlarla dolu kabul edilirdi.Bunların en bilineni ev iyesidir.
Ev iyesi, ocağın ve ev halkının koruyucu ruhu sayılırdı.Ev iyesi bazen ailenin görünmeyen bir üyesi gibi düşünülürdü.
Eski Türk evlerinde şu gelenekler yaygındı:
-
Ocağın temiz tutulması
-
Evde gereksiz gürültü yapılmaması
-
Eve bereket getirmesi için küçük tılsımlar asılması
İyeler ve Eski Türk İnancı
İnsan ve Doğa Arasındaki Sessiz Anlaşma
Eski Türk inancı doğayla bir tür anlaşmaya dayanırdı.İnsan doğaya saygı gösterirse iyeler de insanı korur.Ama doğaya zarar verilirse doğanın dengesi bozulur.
Bu yüzden şamanizm geleneğinde doğaya karşı dikkatli davranmak önemlidir.
Bir suyu kirletmek yalnızca doğaya zarar vermek değildir.Bir ağacı gereksiz yere kesmek yalnızca israf etmek değildir.
Bunlar aynı zamanda o yerin ruhuna karşı yapılan saygısızlık sayılırdı.
Modern Dünyada İyelerin Hatırlattığı Şey
Bugün iyeler birçok kişi için yalnızca Türk mitolojisinden bir hikaye gibi görünebilir.
Ama aslında iyeler bize unutulmuş bir gerçeği hatırlatır:Doğa yaşayan bir varlıktır.
Modern insan yeniden doğaya dönmeye çalışıyor.Bitkilerin kokusuna, taşların sessiz enerjisine ve küçük ritüellere yeniden ilgi duyuyor.
Belki de bunun sebebi çok basit.İnsan doğayla bağını kopardığında kendinden de uzaklaşır.
İyelerin Sessiz Fısıltısı
Eski Türkler şöyle derdi:
Bir ormana girdiğinde yavaş yürü.
Çünkü orman yalnız değildir.
Rüzgâr yalnızca rüzgâr değildir.
Su yalnızca su değildir.
Bu dünya görünmeyen ruhlarla doludur.
Ve o ruhların en eskilerine
Türk mitolojisinde iyeler denir.
4000 TL ve üzeri Alışverişlerinizde ÜCRETSİZ KARGO