Bizim için her damla, doğanın kalbinden gelen bir hatıradır.
Toprak, bitkiler ve taşlar… Hepsi evrenin ilk fısıltısını taşır.

Terra di Simana’da, bize şifa veren bu kadim dostların özünü en saf hâlleriyle yeniden insana ulaştırırız.
Kullandığımız her içerik, doğanın cömertçe sunduğu bir armağandır;
biz de bu armağanları aynı özenle geri sunarız.

Bu yüzden üretim sürecimizde hiçbir kimyasal işlem,
gereksiz dolgu maddesi veya sentetik katkı bulunmaz.
Soğuk sıkım sabit yağlar, saf uçucu yağlar, hidrolatlar ve mevsiminde toplanmış bitkilerle hazırlanan her formül,el işçiliğiyle, küçük partiler hâlinde (artisanal small-batch) harmanlanır.

Her ürün bir seri değil;bir zanaatkâr dokunuşu, bir ritüel kalitesi (Ritual Grade) taşır.Bu, yalnızca cilde değil; ruhun kendine dönüş yolculuğuna saygıdır.

Üretimlerimiz premium handmade ilkesine dayanır:Her parti ayrı ayrı gözlemlenir, her şişe özenle hazırlanır,her damla, doğanın ritmini bozmadan işlenir.

Terra di Simana’da lüks, gösteriş değil;vicdanla işlenen bir inceliktir.
Ahlakı olmayan bir formülün etkisi bizim için yoktur.
Gerçek lüks; şeffaflıkta, etik kaynaklarda, bilinçli üretimde ve toprağa zarar vermeyen dokunuşlardadır.

Bu nedenle tüm ürünlerimizi, Uludağ’ın eteklerindeki bahçemizde bulunan,
GMP (Good Manufacturing Practice) ve ISO 9001:2005 belgelerine sahip atölyemizde üretiriz.

Cam şişeler, nefes alan kumaşlar, geri dönüşümlü ambalajlar…
Her detay doğaya geri döndüğünde yeniden yaşam bulacak şekilde seçilir.

Çünkü bizim için üretim, yalnızca bir süreç değil;
toprağa, suya ve göğe edilen bir teşekkürdür.

Simana der ki:
“Doğa sana hizmet etmez; sen onun hikâyesinin bir cümlesisin.”