Blog
Sirius Dolunayı Ritüeli
Yeni yılın ilk kapısı açıldı.
3 Ocak’ta Dolunay yükselirken, kış göğünde Sirius da en parlak haline yaklaşıyor ve perde inceliyor…
Bazı bağlar çözülmek, bazı kapılar açılmak istiyor. O gece dileklerin değil,seçimlerin gecesi olacak!
Evren ihtimallerle örülü bir alan.Bilinç, bu alanla temas ettiğinde seçim yapar.
Dolunay, sadece astronomik bir olay değil;aynı zamanda zihnin ritmiyle göğün ritminin çakıştığı bir zaman penceresidir.
Bu Dolunay; kalbinin taşıdığı yükleri çözmek ve hak ettiğin yolu çağırmak için nadir bir eşiktir.
Unutma:
Bu çalışma bir dilek değildir, bir “sihir” de değildir.
Bu, kendi kaderine el koyan bir insanın karar beyanıdır.
Bu çalışmada iki bildirim yapıyoruz:
🖤 Hayatından söküp bırakmak istediğin şey.
🤍 Hayatına çağırmak istediğin şey.
RİTÜEL – Dolunay altında
Bu bir su ritüelidir.Çünkü su, hafızası olan bir element gibi davranır; söyleneni tutar, taşıdığı yere bırakır.
Şeffaf bir bardak ya da kase su hazırla.
Önüne bir mum koy ve yak.
Suyun üzerine avuçlarını kapat.
(Saçlarının mümkünse açık olması önerilir; akışa izin ver.)
Önce bırakacağın şeyi söyle:
“Seni hayatımdan çözüyorum.
Adını andım ve kapını kapattım.
Geri dönüşün yok.”
Sonra çağırdığın şeyi söyle:
“Adını anıyorum ve davet ediyorum.
Ben hazırım. Yolum açıktır.
Bana ait olan bana doğru gelsin.”
Suyu Dolunay ışığının değdiği bir yerde gece boyunca bırak.
Bu sırada bireysel ve evrensel bilinç şunu kaydeder:
“Bu konu artık seçildi.”
Ertesi gün,suyun küçük bir kısmını iç.
→ Seçtiğin olasılığı hücrelerine davet gibi düşün
Kalan suyu duşta bedenine dök.
→ Tamamlanan deneyimin çözülmesine izin ver
Akan suya bak.Gidenlerin yüzünü göremeyebilirsin; ama gölgesi geçer.
Ve orada çok durma.Vücudundan giden suyu izlerken bil:
Bir şeyler gidiyor; yer açılıyor.
Hepsi bu.Zor olan mucize değil; karar vermektir.
Zaman Penceresi
Bu çalışmanın etkileri, genellikle önümüzdeki 6 ay içinde görünür hale gelir.
Bazen hayatın dışına çıkarılan şey, gelmesini dilediğin şeye yer açmak içindir.
Gerçekleştiğinde geri dönüp yazman önerilir; çünkü kayıt tutmak, bilincin tanıklığını güçlendirir.
Ritüelin Bilimsel Zemini
Su molekülleri çevresel etkilere göre sürekli yeniden düzenlenir.İnsan bedeni de büyük oranda sudan oluşur.
Niyet çalışmaları sırasında:
• Odaklanmış dikkat,
• Tekrarlanan söz,
• Duygusal yoğunluk,beynin elektriksel aktivitesini ve sinir sisteminin ritmini etkiler.
Bu süreç, zihinsel çerçeveleme etkisi yaratarak deneyimlere verdiğimiz anlamı değiştirir ve nöroplastisite yoluyla yeni sinirsel bağlantıların güçlenmesine zemin hazırlar.
Ritüeldeki yavaş nefes ve farkındalık, sinir sistemi regülasyonu sağlayarak bedeni sakinleştirir.
Suyu içmek ve duşta üzerimizden akıtmak, bedenin tuttuğu yükleri serbest bırakmaya yardımcı olan somatik boşaltım deneyimi oluşturur.
Mum alevi, ay ışığı veya su yüzeyine odaklanmak ise, zihnin dağınık akışını toplayan bir görsel sabitleme çalışmasıdır.
Bu nedenle birçok kültürde suya niyet aktarılır; çünkü odaklanmış dikkat, duygu ve tekrar birleştiğinde davranış kalıpları ve seçimlerimiz üzerinde gerçek ve ölçülebilir etkiler doğurur.
Bu bir “inanç ya da sihir” meselesi değildir;bu bilincin maddeyle kurduğu ilişkinin nazik ve bilinçli bir pratiğidir.
4000 TL ve üzeri Alışverişlerinizde ÜCRETSİZ KARGO